MedyaKule Tarafsız Haber Platformu
Kurukafa

Antalya Film Festivali Türk sinemasına yeniden açılıyor

Bu haber 09 Ekim 2018 - 10:00 'de eklendi ve kez görüntülendi.
Antalya Film Festivali Türk sinemasına yeniden açılıyor


Bu yıl 55’incisi düzenlenen Antalya Film Festivali geride kaldı. 2’si Türk 10 filmin yarıştığı festivalde birinciliği İran yapımı ‘Üç Yüz’ kazanırken toplam 1 milyon 30 bin 500 TL para ödülü dağıtıldı. ABDli oyuncular Eric Roberts ile Kristanna Loken’in de konuk olduğu festivalin başkanı Menderes Türel, Habertürk’ten Mehmet Çalışkan ile yaptığı röportajda Türk sinemasına müjde verdi. ‘Bir olalım, beraber olalım. Hep birlikte güçlü olalım…’

Bilindiği üzere Antalya Film Festivali, iki yıl önce yeni bir yapılanmaya girerek her yıl 10 Türk filminin yarıştığı ‘Ulusal Yarışma’yı sonlandırmıştı. İki yıldan bu yana 2 Türk filmiyle 8 yabancı film bir arada yarıştırıldı. Birçok Türk sinemacı, ‘Ulusal Yarışma’nın kaldırılmasına tepki göstererek Antalya Film Festivali’ne alternatif olarak İstanbul’da ‘Ulusal Yarışma’ adında bir organizasyon düzenledi.

Menderes Türel, önümüzdeki yıldan itibaren Antalya Film Festivali’nde Türk filmlerinin ‘Türk Sineması Endüstri Ödülleri’ adı altında yeniden yarışacağını açıkladı. ‘Türk Sineması Endüstri Ödülleri’ ile iki yıl öncesinin ‘Ulusal Yarışma’sı birçok yönden birbirleriyle farklı. ‘Ulusal Yarışma’da yarışacak filmleri bir ön jüri belirliyordu. ‘Türk Sineması Endüstri Ödülleri’nde ise yapımcıların kabul etmesi halinde o yıl gösterime giren her Türk filmi yarışabilecek. Yarışmanın jüri üyeleri ise yaklaşık bin kişiden oluşacak. Mevcut yarışma ise yine aynı şekilde devam edecek.

55’inci festival için hedeflerinize, hayallerinize ne ölçüde ulaşabildiniz?
Yine fevkalade kaliteli, fevkalade sanat değeri, kültürel düzeyi yüksek bir festival gerçekleştirdik. Son sürprizimiz de sevgili İbrahim Tatlıses’e onur ödülünün verilmesiyle ilgili oldu. Gelen yerli ve yabancı sanatçıların çok önemli isimler olduğunu ifade etmem gerek. Bir Japon filmi olan ‘Bir Aile İşi’, festivalde yarıştı. Japon büyük elçisi bendeydi. Gelecek sene Japonya’da Türk Kültür Yılı olarak kutlanacak. Japonya’da Antalya’nın tanıtımı açısından çok faydalı olacağını ifade etti. Amacımız bu ve benzeri faaliyetlerle Türkiye’nin ve Türk sinemasının uluslararası tanıtımında Antalya’nın önemli bir zemin hazırlaması. Artık bunları bize yabancı ülkelerin büyük elçileri ve sanatçıları ifade ediyor. Bundan da mutluluk duyuyoruz. Antalya Film Festivali, uluslararası anlamda Türk sinemasını dünyaya takdim etme açısından çok güçlü bir hedefe doğru gidiyor. Her sene hedeflerimize daha da ilerleyen bir düzeyde ulaşıyoruz. Çünkü bu gibi büyük organizasyonlar biraz sabırla da bağlantılı. Bugün herkes Cannes Film Festivali’ni konuşuyor ama o festival çok büyük bütçelerle çok uzun senelerdir yapılarak bugünlere gelmiş. Bizim daha uluslararası festival tecrübemiz 10-12 senelik. Cannes Film Festivali’ne baktığımızda 60 senenin üstünde uluslararası bir yarışmadan bahsediyoruz. Biz daha yolun başındayız. Ama geldiğimiz mesafe tükettiğimiz mesafenin çok daha üstünde. Artık yabancı yayın organlarında da görüyoruz… Ve bazı yazarlar bizi büyük festivallerle aşık atabileceğimiz düzeyde olduğumuzu söylüyor. İnşallah daha iyi bir şekilde bundan sonraki senelerde de uluslararası tanıtımımıza katkı sağlayacak bir festival gerçekleştireceğiz.

Peki ne yaparsanız ‘Biz şuraya geldik, hedefimize ulaştık’ dersiniz?
Dünyadaki rakiplerimiz neredeyse onların önüne geçmek bizim amacımıza ulaştığımızın nihai teyididir. O yüzden biz de bunun için gayret ediyoruz. Tabii bunun için bugünden yarına kısa bir süre de olmayacağını bilerek. Önemli bir süreye ihtiyacımız var. Ama bu süreyi de çok çalışarak kısaltmayı hedefliyoruz.

Türkiye’nin Oscarları projesiniz var. O projeyi anlatabilir misiniz?
Türkiye’nin Oscarları demeyelim ona… ‘Türk Sineması Endüstri Ödülleri’ diyebiliriz. Önümüzdeki seneden itibaren planlayacağız, uygulayacağız. Hatta festivalimizi tamamladıktan sonra sektörün bütün taraflarıyla da çok uzun ve ince bir şekilde tartışarak, çok ince eleyip sık dokuyup nihai haline getireceğiz. Bundan önce festivalimize çok büyük destekleri olan Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın başkanlığında sinemanın önde gelen bazı sivil toplum örgütleri ve meslek gruplarıyla bir araya gelip bu konuyu masaya ilk kez yatırdık. Festivalden sonra da bir araya gelerek bunu görüşmeyi kararlaştırdık. Dolayısıyla biz buna 1 – 2 senedir hazırlanıyoruz. Sektörün içerisindeki duayenlerle, meslek örgütleriyle, sinema yazarlarıyla, akademisyenlerle tartışarak son hale getireceğiz. Bir olalım beraber olalım. Hep birlikte güçlü olalım.

Mevcut yarışmanın dışında bir yarışma mı olacak?
Tabii tabii… ‘Türk Sineması Endüstri Ödülleri’ olacak. Dolayısıyla vizyona girmiş filmleri ve bağımsız festivallerde gösterilmiş filmleri burada yarıştıracağız. Kalabalık bir jürisi olacak. Belki Türkiye’nin Oscarları denilmesi de Oscar ödüllerinde olduğu gibi kalabalık bir jüriye sahip olmasındandır. Bu açıdan biraz benziyor. Bin kişilik bir jüri olacak. Teknik alt yapının, donanımın bitmesi gerekiyordu. Onu da aşağı yukarı tamamladık.

Gösterime giren her film doğal aday mı olacak?
Burada filmin yapımcısının yarışma arzusu önemli. Yoksa biz onların izni olmadan doğal olarak her filmi yarışma kulvarına sokmamız mümkün değil. Yapımcıların burada mutlaka yarışma arzusunu ortaya koymaları gerekiyor.

Yarışma filmlerini tür olarak nasıl değerlendireceksiniz?
Kategoriye ayrılması herhalde olmaz. Bilmiyorum o konuda da net bir şey söylemek istemem ama ışıkçısından, makyajcısına, saç tasarımcısına kadar geniş bir endüstrinin içinde yer alan her unsuru ödüllendireceğimiz bir perspektif düşünüyoruz.

 

 

 

 

 

 

  

 

 

 

 

  

 

 

GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER